” Bazen bana öyle geliyor ki, hepimiz imkansıza duyduğumuz tutkudan mustaribiz. Çevremizdeki bizi kuşatan gerçeklik, üç-boyutlu dünya bizim için çok bayağı,çok donuk,çok alelade. Biz; var olmayanın, mucize olanın, anormal ya da doğaüstü olanın özlemini çekiyoruz. Çevremizdeki gerçeklik yeterli derecede garip ve açıklanamaz olmalı ama değil. Bundan hoşnut değiliz ve bu durumdan kaçmak için imgelerle ve hikayelerle oynamakta diretiyoruz.”